Buradasınız

Makale

Aslında her şey bir kıvılcımla başladı. Yıl 1957, yani yeni bir Irak’ta yaşamaya başlayan Türkmen milleti olan Irak Türkleri 40 yıldır hayretle izliyorlardı olan bitenleri. İzliyorlar ama bazı ufak tefek homurdanmalar olsa da Devlet babaya isyan edilmez düşüncesiyle harekete geçmiyorlardı.



Dünyanın bir çarpışma alanı olduğunu kabul etmek ve ona göre sürekli çarpışmaya hazır bulunmak, toplum için bir yaşama biçimi olabilir mi? Eski tarihlerde öyle olduğu düşünülürse de çağdaş dünyanın geldiği veya gelmesi gerektiği çizgide öyle olmamalıdır. Fakat anlaşılan dünya bir çarpışma alanıdır da bu çarpışmalar çok gizli ve sinsice planlar içinde 



¨Öfkeyle kalkan zararla oturur¨, ¨Yanlış hesap Bağdat’tan döner¨ ve ¨Dimyat’ın pirincine giderken, evdeki bulgurdan olmak¨ gibi özlü sözler beyhude söylenmemiştir. Barzani’nin 25 Eylül Referandumundaki stratejik hatası çorap söküğü gibi artarda hata doğurmuştur. Bir kere dünya ülkelerine karşı başarısız göründüler. Türkiye ile ilişkileri zayıfladı. 



Toplumları tanımak, onlar hakkında toplu, genelleyici bilgiler edinmek ve toplumların geleceğine dair çıkarımlarda bulunmak için sosyoloji biliminin verilerine ihtiyaç vardır. Bilhassa, geçmişten bugüne pek çok çalkantılı dönemden geçen toplumların tarihi, kültürü ve bütün kazanımları her zaman ilgi çekicidir. Bu açıdan bakıldığında Irak Türkmenleri de mercek altına alınmaya değer bir toplumdur.



Ilık İzmir kışının bir sabahında terminale vardım. Anadolu’nun batı cenneti olan bu güzel şehrimizi ziyaret etmeyeli yıllar olmuş. İzmir beni cezbeden şehirlerden biri. Ama bu sefer İzmir’in güzelliklerini doya doya içime çekmeye hiç zamanım yok. Hem İzmir kızmasın ama, bu sefer ne Kordonboyu’nu görmeye geldim ne Karşıyaka’yı ne Konak’ı. İzmir’e bu gelişim eski bir dostu, bir Türkmen dostunu, yıllar önce İzmir’den kalkıp Kerkük’e gelen, hem de yıllarca anavatandan ayrı kalmanın gönül dağına katlanan; fakat hiç pişman olmayan, Türkiye’den Kerkük’e yürek dolusu sevgi taşıyan, yılmaz eğitim gönüllüsü Hadi Güzel’i görmek içindi. Onunla birlikte çocukluğumun Kerkük’üne kanat açacaktım.



Editörden

Aşkı, vatan için canını verenlerden öğrenen

Kahraman Şehit Musa Özalkan



Irak üç aydan beri seçim havasına girmiş bulunmaktadır. Bilindiği üzere Irak Anayasasının (2005) 56. Maddesinde parlamento süresinin dört yıl olduğu kararlaştırılmıştır. Şimdiki meclis 2014 yılında göreve başlamıştır; dolayısıyla da bu yıl içinde seçimlerin yapılması anayasa gereğidir. Her ne kadar göçmenlerin henüz yerlerine dönmediklerini gerekçe gösterip 



Elbette şehitlerin hepsi cennetmekândır. Ama soylu insanların şehadeti başka bir asalet nişanesidir. Birçok insan mukaddesatı uğruna savaşa giderken gaziliği düşünür şehadeti düşünmez; birçok insan şehitliği düşünür arkasından ağlanmaması veya şu yere gömülmesi vasiyetini bırakır. Fakat Musa ÖZALKAN yavrumuzun şehadeti bunların hiç birisi değildir. Nasıl mı? Medyada yayımlanan mesajını okumak yeterlidir.



Altmışlı yıllarda Bağdat’ta üniversitede okurken biz o zamanın öğrencileri arasında sosyal ilişkiler zirve yapardı. Her kes başkasının dertleriyle ilgilenir ve mutlu kılmak için didinir, çareler arardı.



Dikta yönetiminden kurtulmak isteyen Irak halkı, ne yazık ki 2003 işgalinden sonra daha da sıkıntılı bir döneme girmiştir. Irak’ın ordusunu ve ulusal güvenlik gücünü çökerten ABD, bilerek ülkede büyük bir otorite boşluğu yaratmıştır. Bu boşluğu kasıtlı olarak yaratan ABD, 1991 yılından beri Kürt partileri tarafından oluşturulan peşmerge güçlerinin önünü açmış, ayrıca ülkenin her tarafında terör odaklarının at oynatmasına fırsat sağlamıştır.



Sayfalar