Buradasınız

Makale

Acı Bir Kayıp
Türkmen Güvenlik ekibinden 6 gencimizin hunharca şehit edilmesi ve bir çoğunun yaralanması acısı geçmeden Türkmeneli’nin yüce şehidi Atâ Hayrullah’ın oğlu Dr. Basil Atâ Hayrullah’ın vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Kerkük Vakfı olarak şehitlerimize ve kardeşimize Allah’tan rahmet



ditör’den Suphi Saatçı Kerkük Kayserisi Kerkük’ün tarihî kapalı çarşısının 26 Kasım 2018 gecesi çıkan yangında büyük çapta zarar görmüş olması, Irak Türkmenleri arasında derin üzüntüye yol açtı. Şehrin en büyük kapalı çarşısı olan yapı, Kerkük’ün Eski yakasının en canlı ticaret merkezî idi. Kayseri adı ile ünlü olan bu kapalı çarşının yer aldığı bölge hanlar ve dükkânlar ile kentin en eski geleneksel dokusunu oluşturur. Kerkük Kalesi’nin dışında, günümüzde Eskiyaka diye bilinen bölümde yer alan Kayseri, şehrin en büyük kapalı çarşısıdır. Kerkük’te halk ağzında “Kayseri” veya “Kanseri” biçiminde telaffuz edilen bu sözcük,



Bize Göre Binbaşı Süleyman Hikmet Efendi’ye Mektubumdur Erşat Hürmüzlü Zeynelabidin oğlu Süleyman Hikmet büyüğüm, size ve yanınızda kahramanca çarpışan Er Abdullah Hasan’a hitap etmek istiyorum. Biliyorum şehadet mertebesine ermenizin üzerinden yüz yıl geçmiş. Ama biliyoruz ki, Kerkük’ten çıkıp vatan için, Din-i Mübin için çarpışmayı göze aldınız. Arkanızdan biri gelip de hiç olmazsa bir Fatiha’nızı okuyacak mı, dert etmediniz. Ama ben geldim, Fatiha’nızı okudum ve içten içe hasbihal ettim. Binbaşım, sizi Yemen çöllerinin orada, San’a ’da buldum.



Girizgâh... Tıpta erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliriz. Bir hastanın kansere yakalandığı zamanında tespit edilebilirse, hem ölümden kurtulma şansı artar hem de tedavisi kolaylaşır. Teşhiste geç kalınırsa hastalık bütün vücuda yayılır ve tedavi de artık fayda etmez. Yapılan ameliyatlar verilen ışınlar hastanın ömrünü birkaç yıl uzatmaktan başka bir işe yaramaz. Irak Türklerinin durumu bu bağlamda aynı süreci geçiriyor. Aslında Türkmen aydınlarında fikir var, proje bol, öğüt veren çok hatta koyulan teşhisler de doğru. Ama iş uygulamaya gelince ipler kopuyor. Hangi olayı zikredeceğimi bilemiyorum.



Türkmen Dağarcığı Aziz Şehidimiz Cevdet Avcı İlk Türkmen basın şehidi olan Cevdet Avcı 1 Temmuz 1946 yılında tarihî Kerkük Kalesi’nin Meydan Mahallesinde doğmuştur. Asıl adı Cevdet Ata Şakir Avcı’dır. Türkmen kökenli ana ve babadan doğan Cevdet Kerkük’ün tanınmış Avcı ailesine mensuptur. Eğitimine Kale İlkokulunda başlayan Cevdet Avcı, Kerkük Sanayi Lisesinden sonra çalışma hayatına atıldı.



TÜRKİYE’YE SIĞINAN TELAFERLİ TÜRKMENLER HAKKINDA ALAN ARAŞTIRMASI GİRİŞ Telafer, Türkiye sınırından 85, Suriye sınırından 65 ve Musul merkezinden 60 Km uzaklıkta olan bir Türkmen şehri olup, Türkmen şehirleri içerisinde Türkiye’ye en yakın yerleşim bölgesidir. İdarî olarak Musul’a bağlı olup, Irak’ın en büyük ilçesidir. Dohuk ve Necef yerleşim birimleri nüfusları Telafer’den az olduğu halde vilayet yapılırken, Telafer Türkmen şehri olduğundan hep ilçe olarak bırakılmıştır. Telafer’e bağlı üç bucak vardır. Rabia çoğunluğu Şammar Araplarından, Zummar çoğunluğu Arap ve Kürtlerden, İyaziye ise çoğunluğu Türkmenlerden oluşmaktadır. İlçenin toplam nüfusu 500 bin civarında olup bunun en az 300 bini Türkmen’dir. 2003 yılına kadar geçmiş yönetimler tarafından bilerek ihmal edilmiş ve buraya fazla bir yatırım yapılmamıştır. Halkın önemli bir kısmı ziraatla uğraşmakla beraber, devlet makamlarına önemli şahsiyetler de yetiştirmişlerdir. Anadolu topraklarına yakın olması hasebiyle, bir yandan Anadolu Türk kültürüne yakın öğeler taşıyan Telafer şehri, diğer taraftan (diğer Türkmen şehirlerinde az rastladığımız) Orta Asya Türklüğünün özelliklerini de bağırlarında barındırmayı sürdürebilmiştir. Diğer Türkmen bölgelerinde olduğu gibi, Telafer’de de 2000’li yılların ortalarına kadar toplumun farklı mezhebî katmanları arasında hiçbir ayrışım ve sorun yaşanmamıştır. Halk birbirlerinden kız alıp verirken, aynı aşiretten Sünnîler olduğu gibi Şiîler de olmuştur. Şekil 1: Telafer İlçesinin Sınırları



HOCAM A. BİCAN ERCİLASUN’LA TÜRK DÜNYASI SOHBETİ 1. Değerli Hocam, bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız? 1943 İzmir doğumluyum. 1967’de İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdim.



Editörden Irak Bir Hukuk Devleti Olabilir mi?



Bize Göre Bu da bizim Manifestomuz!



Türkmeneli’nden Türk’ün dilinden Toz-Dumanın İçinde Kalan Türkmenler



Sayfalar