Buradasınız

İstanbul Hoyrat ve Türkü Avazlarıyla Çınladı

Hata mesajı

Deprecated function: menu_set_active_trail() (/customers/1/4/9/kerkukvakfi.com/httpd.www/includes/menu.inc dosyasının 2405 satırı) içinde The each() function is deprecated. This message will be suppressed on further calls.

Suphi SAATÇİ

İstanbul Cemal Reşit Rey Salonu 16 Aralık 2017 akşamı tarihi bir gün yaşadı. Türkü ve Oyunlarla Üç Kardeş Şehir (Harput/Elâzığ-Şanlıurfa-Kerkük) adın düzenlenen konserde salon dolup taştı ve gelenler salona sığmadı. Bir konser olmaktan öte tarih ve kültür programı olan bu etkinlikte şehirler arasında kardeşlik mesajları verildi. Bütün Anadolu şehirlerinin tarihi, kültürü ve musikisiyle kardeş ve tek yürek olduğu dile getirilen konserde heyecan ve duygu yüklü anlar yaşandı. Elazığ’ın, Erzurum’un, Van’ın, Muş’un, Gaziantep’in, Şanlıurfa’nın, Diyarbakır’ın, Kerkük’ün, Bayburt’un kardeşlikleri vurgulandı.  

Yörelerinin tatları da unutulmayan gecede yemek kültüründen örnekler de sunuldu. Yılın belki de son konseri olan bu etkinlik, yöresel ikramlarla başladı: Şanlıurfa’nın çiğköftesi, Elazığ’ın cevizli sucuğu, dut kurusu, Kerkük’ün hurmalı ve cevizli külçesi konukların beğenisini kazandı. Gönüller Kerkük için, Elâzığ ve Şanlıurfa için attı. Yörelerin müzikleri bütün gönülleri sevgi ve sıcak duygularla birleştirdi.

Konser, etkinliği düzenleyen paydaş kuruluşların açış konuşmaları ile başladı. Önce ELEFED (Elâzığ Dernekler Federasyonu) Genel Başkanı Faik İçmeli açış konuşması ile konukları selamladı ve etkinlik hakkında bilgi verdi. Ardından Kerkük Vakfı Başkanı Erşat Hürmüzlü söz alarak salonu coşturan bir konuşma yaptı. Son olarak ŞURKAV (Şanlıurfa Vakfı) Şanlurfalılar Dernek Başkanı Av. Müslüm Kayacan, misafirlere hitap etti.

Konuşmaların ardından tarihi sayılabilecek konser başladı. Önce Elâzığ’ın ünlü Paşagöçtü Peşrevi ile Harput Divanı Zülfü Demirtaş’ın muhteşem yorumuyla başladı. “Ben şehid-i badeyem dostlar demim yad eyleyin” sözleri ile okunan bu güzel ezgi, topluluğun okuduğu “Kar mı Yağmış şu Harput’un Başına” türküsüne bağlandı. Yalçın Turhan’ın “Sana dil verdim ise yık da harap et mi dedim?” Hüseyni Gazelinden sonra sanatçı Adile Kurt Karatepe, lirik sesiyle iki güzel türkü seslendirdi: “Hüseynik’ten çıktım şeher yoluna” ve Mamoş “Pencereden bir daş geldi”. Daha sonra gecenin aynı zamanda Proje Koordinatörü ve Sanat Yönetmeni olan sanatçı Salih Turhan Harput’un sevilen Elezber Hoyratını “Yara benden” dörtlüğü ile okudu. Elâzığ Müzik ve Oyun Faslı yörenin Çayda Çıra, Delilo, Fatmalı ve Halay ile sona erdi.

Daha sonra sıra Kerkük Müzik ve Oyun Faslına geldi. TRT Ankara Radyosu Sanatçısı Ahmet Tuzlu, “Men seni seveni neçe gün neçe ay neçe ildi” sözleri ile başlayan Kerkük Divanını okudu. Divana bağlı hoyratların ardında topluluk “Beyaz gül kırmızı gül” türküsü ile devam etti. Ardından Ahmet Benne Hicaz Gazeli sözleri ünlü Türkmen şairi Fuzuli’ye ait olan “Beni candan usandırdı”yı okudu. Gazel “Bu bağda dolanısan” türküsüne bağlandı. Topluluk tarafından okunan “Altun hızmav mülayim” türküsüne bağlı olarak Matarı Hoyratlar okundu. Kerküklü sanatçı Osman Avcı’nın seslendirdiği hoyratlar, topluluğun okuduğu “Helliyden dağlar kamış” oyun türküsüne bağlandı. Kerkük faslının sonunda Irak Türkmenleri Kardeşlik ve Kültür Derneği’nin Halk Oyunları Ekibi, yöreden derlenen Murtakayı oyun havası ve “Kalk gideğin şıh bağına gazele” türküsünün eşliğinde oyunlar oynadı.

Şanlıurfa Müzik ve Oyun Faslında ilk olarak, gecenin de onur konuğu olan sanatçı, müzikolog ve Türk halk müziğinin yaşayan en büyük otoritesi Dr. Mehmet Özbek sahne aldı. Kısa ama özlü bir sunuş konuşması yapan Özbek, Urfa Divanını okumağa başladı. Sözleri ünlü şair Ziya Paşa’ya ait olan “Asaf’ın miktarını bilmez Süleyman olmayan” gazelini Urfa Divanında okuyan Özbek muhteşem bir performans sergiledi. Dinleyicileri mest eden Özbek, Divanın ardından kendi bestesi olan ve sözleri “Yıktılar Kalemizi” diye başlayan “Mum kimin yanan Kerkük” türküsüyle bütün salonu ağlattı. Usta yorumcu Özbek programını bir Elâzığ türküsüyle noktaladı: “Oy akşamlar akşamlar”.

Türkü ve Oyunlarla Üç Kardeş Şehir programında Mehmet Özbek, böylece sunduğu bu mini konserle hem Urfalı hemşehrilerinin hem Türkmeneli bölgesindeki dostlarının hem de Elazığlı Gakkoşların gönlünü ısıtmıştır. 

Bilindiği gibi Özbek, hayatı boyunca Şanlıurfa’dan başka Harput (Elâzığ) ve Kerkük’e özel bir önem vermiş, her üç yörenin müziğini büyük bir incelik ve hassasiyetle ele almıştır. Bu üç yörenin Anadolu’da tanıtılması ve sevilmesinde büyük emeği olmuştur. Bu yörelerde okunan ve uzun hava kategorisine dahil olan hoyrat ezgilerinin Türkiye’de tanıtılmasına ve hatta sevilmesine büyük çaba harcamış, özellikle kendi yorumu ile bu ezgilere gerçek boyutlarını kazandırmıştır. Bu ezgilerin üzerine derin araştırmalar yapmış ve müzikolojik analizlerle akademik çevrelere de örnek olmuştur. Türkiye’nin her tarafında verdiği konserler, radyo ve televizyonlarda yaptığı programlar sayesinde Anadolu’nun her yöresinde halkın türkü dünyasına olan ilgisini ve sevgisini çoğaltmış, halk müziğinin etrafında yoğunlaşan haleleri yoğunlaştırmıştır.  

Konser “Gül ruhsarını gonca-yı zibaya değişmem” sözleri ile başlayan Nevruz Gazeli Urfalı TRT İstanbul Radyosu sanatçısı Münevver Özdemir’in güzel yorumu ile devam etmiştir. Topluluk tarafından okunan “Garip bir kuştu gönlüm yar” türküsünün ardından Bakır Karadağlı tarafından “Ya bülbül güle kon dikene konma” sözleri ile başlayan Kılıçlı Hoyrat,  

Halil Altıngöz tarafından “Yara sızlar, ok değmiş yara sızlar” sözleri ile başlayan Elezber Hoyrat icra edilmiştir. Hoyratların ardından “Urfalıyam ezelden” türküsüne geçilmiş ve hemen Şanlıurfa’nın halk oyunları ekibi sahne almıştır. Davul zurna eşliğinde devam eden ve halkı coşturan “Dörtlü Değnek Oyunu” ile gösteri tamamlanmıştır.

Programın sonunda sanatçılara ve emeği geçen kuruluşlara teşekkür plaketleri verilmiştir. Konser iki televizyon kanalı (Şanlıurfa ve Kanal 23) canlı olarak yayınlanmıştır. Yüzlerce kişinin giremediği ve dışarıda kaldığı konser unutulmaz bir iz bırakmıştır.