Buradasınız

Mahir Nakip

ERKEN TEŞHİS

Girizgâh... Tıpta erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliriz. Bir hastanın kansere yakalandığı zamanında tespit edilebilirse, hem ölümden kurtulma şansı artar hem de tedavisi kolaylaşır. Teşhiste geç kalınırsa hastalık bütün vücuda yayılır ve tedavi de artık fayda etmez. Yapılan ameliyatlar verilen ışınlar hastanın ömrünü birkaç yıl uzatmaktan başka bir işe yaramaz. Irak Türklerinin durumu bu bağlamda aynı süreci geçiriyor. Aslında Türkmen aydınlarında fikir var, proje bol, öğüt veren çok hatta koyulan teşhisler de doğru. Ama iş uygulamaya gelince ipler kopuyor. Hangi olayı zikredeceğimi bilemiyorum.

TÜRKİYE’YE SIĞINAN TELAFERLİ TÜRKMENLER HAKKINDA ALAN ARAŞTIRMASI

TÜRKİYE’YE SIĞINAN TELAFERLİ TÜRKMENLER HAKKINDA ALAN ARAŞTIRMASI GİRİŞ Telafer, Türkiye sınırından 85, Suriye sınırından 65 ve Musul merkezinden 60 Km uzaklıkta olan bir Türkmen şehri olup, Türkmen şehirleri içerisinde Türkiye’ye en yakın yerleşim bölgesidir. İdarî olarak Musul’a bağlı olup, Irak’ın en büyük ilçesidir. Dohuk ve Necef yerleşim birimleri nüfusları Telafer’den az olduğu halde vilayet yapılırken, Telafer Türkmen şehri olduğundan hep ilçe olarak bırakılmıştır. Telafer’e bağlı üç bucak vardır. Rabia çoğunluğu Şammar Araplarından, Zummar çoğunluğu Arap ve Kürtlerden, İyaziye ise çoğunluğu Türkmenlerden oluşmaktadır. İlçenin toplam nüfusu 500 bin civarında olup bunun en az 300 bini Türkmen’dir. 2003 yılına kadar geçmiş yönetimler tarafından bilerek ihmal edilmiş ve buraya fazla bir yatırım yapılmamıştır. Halkın önemli bir kısmı ziraatla uğraşmakla beraber, devlet makamlarına önemli şahsiyetler de yetiştirmişlerdir. Anadolu topraklarına yakın olması hasebiyle, bir yandan Anadolu Türk kültürüne yakın öğeler taşıyan Telafer şehri, diğer taraftan (diğer Türkmen şehirlerinde az rastladığımız) Orta Asya Türklüğünün özelliklerini de bağırlarında barındırmayı sürdürebilmiştir. Diğer Türkmen bölgelerinde olduğu gibi, Telafer’de de 2000’li yılların ortalarına kadar toplumun farklı mezhebî katmanları arasında hiçbir ayrışım ve sorun yaşanmamıştır. Halk birbirlerinden kız alıp verirken, aynı aşiretten Sünnîler olduğu gibi Şiîler de olmuştur. Şekil 1: Telafer İlçesinin Sınırları

Türkmeneli’nden Türk’ün dilinden Toz-Dumanın İçinde Kalan Türkmenler

Türkmeneli’nden Türk’ün dilinden Toz-Dumanın İçinde Kalan Türkmenler

SOYLU ŞEHİT: MUSA ÖZALKAN

Elbette şehitlerin hepsi cennetmekândır. Ama soylu insanların şehadeti başka bir asalet nişanesidir. Birçok insan mukaddesatı uğruna savaşa giderken gaziliği düşünür şehadeti düşünmez; birçok insan şehitliği düşünür arkasından ağlanmaması veya şu yere gömülmesi vasiyetini bırakır. Fakat Musa ÖZALKAN yavrumuzun şehadeti bunların hiç birisi değildir. Nasıl mı? Medyada yayımlanan mesajını okumak yeterlidir.

İLHAMİ IŞIK’IN ¨TÜRKMENLER¨İ VE BEYHUDE GAYRETLER

Star Gazetesi’nin köşe yazarlarından İlhami IŞIK, 2 Ekim 2017 tarihinde ¨Türkmenler¨ başlığı altında bir yazı yazmıştır. Doğrusu yazının ne amaçla yazıldığı pek anlaşılmıyor. Yani tezi ya da amacı belirsiz görünüyor. Ama ciddi hatalar ve yanlış bilgiler içermektedir. Buna rağmen çok ilginç ve ilgisiz bir soru ile yazı bitiyor: ¨Bu tabloya göre Kürdistan bölgesel yönetiminde bir Türkmen sorunu var mı?¨

Kerkük Üzerinden Türkiye’ye Mesaj Var

Yıllardır Kerkük’te valilik yapan Amerikan vatandaşı Necmettin Kerim durup dururken Bir karar alarak Türkmenlerin simgesi olan Kale’ye, Üniversite binalarına, diğer resmi ve gayri resmi yerlere Kürt bayrağını astırdı; bu da yetmedi, Kerkük’te Kürtçenin de resmi dil olarak kullanılmasının zorunlu olduğunu açıkladı. Bu hususta Türkiye’den bir ¨yadırgama¨, Birleşmiş Milletler Irak temsilcisinden bir uyarı geldi. ITC Başkanı Erşat SALİHİ konuyu televizyonda Türkmen halkına anlattı; sertçe kınadı; Bağdat Hükümetini tedbirsizlikle suçladı ve Türkiye’nin tepkisini yetersiz buldu. Bu konuda 

TÜRKİYE İLE İRAN ARASINDA KALAN TÜRKMENLER

Farslar, Ortadoğu’nun en eski medeniyetlerini kuran milletlerin başında gelir. Bölgede en azından 2500 yıllık bir tarihleri var. İslam’dan önce bugünkü Azerbaycan, Ermenistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Güney Kazakistan, Afganistan, Tacikistan, Pakistan, Kafkaslar, Irak, Suriye, Güney Türkiye ve Arabistan’ın bir kısmına hakim olmuşlardır. Bu coğrafya için Büyük İskender’le savaşmışlardır.

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA AÇIK MEKTUP

Türkiye, Fırat Kalkanı harekatı ile 21. Asır’da kendisine biçilen, dar siyasi alanı fark ederek, çemberi kırmış ve Ortadoğu’da varlığını korumuştur. Böylece Akdeniz’e açılmak istenen koridoru akim hale getirebilmiştir.  Aynı zamanda da Suriye’de giderek güçsüz hale düşen ve dağılma noktasına gelen Türkmenlere büyük moral kaynağı olmuş ve toparlanmalarına katkı sağlamıştır. Türkiye’ye sığınan Suriye Türkmenlerinin özellikle gençleri donatılarak kendi bölgelerini korumaya teşvik edilebilirse, Fırat Kalkanı’nın faydası daha da 

BİLGE VE BİLGİN KİŞİ ATA TERZİBAŞI

Eski Türklerde üç kutlu şahsiyet göze çarpar: Han (Kağan), Şaman, Bilge. Han, devleti yönetir; şaman toplumun dinî ve ruhanî hayatını düzenler, bilge ise öğüt verir, yanlış yolda olanları uyarır ve çekinmeden eleştirir. Bilge, erdemli kişi olup hikmetle amel eder. Başta kağan olmak üzere, devlet ricalinden sıradan kişilere kadar bu bilgeden öğüt alır ve başı sıkıştığında ona baş vurur. Bilindiği üzere bilgelikle bilginlik farklı şeylerdir. Bilgin düpedüz âlim demektir. Yani toplumla ya da toplumsal olaylarla pek alakası olmayan salt bilimle uğraşan kişi demektir.

TELAFER KİME TESLİM EDİLECEK?

IŞİD Haziran 2014 tarihinde Musul’dan sonra Telafer’i işgal edince Türkmenler adeta savruldular. Tahminen 120 bini Kürt yönetiminin zorlaması ile apar-topar Necef ve Kerbela’ya gönderildiler. On binlercesi Kerkük ve civarı bölgelere göç etti. 50 bin Telaferli ise Suriye üzerinden şu anda Türkiye’nin farklı şehirlerinde hayata tutunmaya çalışmaktadır. On binlercesi de Irak’ın farklı yerlerine dağıldılar.

Sayfalar

RSS - Mahir Nakip beslemesine abone olun.