|
TÜRKMEN DEKLARASYONU
1.Türkmen hareketinin ideolojik çizgisi
2.Türkmenlerin Irak vatandaşlığına bakışı
3.Türkmenlerin Irak’taki etnik topluluklarına bakışı
4.Türkmen hareketinin Arap dünyası
meselelerine bakışı
5.Türkmen hareketinin Kürt halkının beklentilerine bakışı
6.Türkmen hareketinin Irak’ta rejim meselesine bakışı
7.Türkmen hareketinin dini ve mezhep farklılıklarına bakışı
8.Türkmen hareketinin komşu ülkelere ve bölge ülkelerine bakışı
9.Türkmen hareketinin Kadın ve aileye bakışı
10.Türkmen hareketinin eğitime bakışı
11.Türkmen Hareketinin Ekonomik meseleye bakışı
Sonuç
Sunuş
Irak, birbiri ardı sıra gelen dikta rejimlerinin
etkisiyle zor bir dönemden geçmiştir. Irak toplumunun bütün katmanlarının
karşılaştığı dayatma ve zulüm uygulamaları, tabiatıyla ciddi bir direnme gücü
oluşturmuş ve bunu pekiştirmiştir.
10 Aralık 1948
tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin her ferde özgür ve
onurlu yaşama hakkını içermesine rağmen, bu belgedeki prensipler
ne yazık ki Irak’ta yaşayan müteakip nesillerin hayatına
yansımamıştır. Bu bağlamda, muasır tarihin tanıklık ettiği bir
gerçek de, Irak’ta Türkmenlerin her zaman dikta ve teslimiyetçi
rejimlerin karşısında yer alması olmuştur.
Irak
Türkmenleri, önce kraliyet devri hükümetlerinin dayatmacılığıyla
karşılaşmışlardır. Bu hükümetler, kurulan ilk hükümetlerinde
Türkmenlerin de yer almasından imtina etmişler ve 30 Mayıs 1932
tarihinde yayınlanan ve Irak devletinin Cemiyet-i Akvam’a
katılması için bir ön şartı olarak taahhüt ettikleri Arap, Kürt
ve Türkmenlerin tanınması prensibini yok saymışlar ve Türkmen
haklarını hep asgariye indirmişlerdir.
Irak devleti
kurulduğundan bu yana, Türkmenler baskı altında tutulmuşlardır.
Cumhuriyet döneminde olduğu gibi, batı himayesindeki emniyetli
bölgede de şehir ve kasabaları, tecavüz altında kalmıştır.
Ancak, bütün bu
acı tecrübelere rağmen Türkmenler, Irak vatandaşlığı şuurunu
kaybetmemiş, Arap, Kürt ve Kildani-Aşuriler ile bağlarını devam
ettirerek, hür ve onurlu yaşayacak bir toplumun yaratılması için
verilen mücadeleye katkıda bulunmuşlar ve bu halklarla beraber
yaşamanın zaruretine inanmışlardır.
Yukarı
1-
Türkmen hareketinin ideolojik çizgisi:
Türkmen
hareketi, uygar ve milli bir hareket olup, İslam dini
prensiplerine inanır ve her türlü dini inanca saygı duyar.
Türkmen halkı ve Irakta yaşayan öteki halkların ilerlemesi ve
refahını hedef edinir. Birlikte yaşamaya inanan milli bir
hareket olarak, ırkçı yönelişleri ve herhangi bir millet veya
ırkın üstünlüğü fikrini reddeder.
Türkmen hareketi
toparlayıcı ve birleştirici milli bir hareket olup, mezhep,
bölge farklılıkları ile yerel, feodal yönelişleri reddeder.
Türkmen hareketi çeşitli şehir, kasaba ve köylerde yaşayan ve
her dünya görüşüne inanan Türkmenlerin ortak camiasıdır, onları
birlik, beraberlik ve kardeşliğe götürür.
Türkmen
Deklarasyonu, Türkmenlerin bütün sosyal ve fikri kesitlerini
kucaklayan bir çerçeve olup, Türkmenleri selamet ve esenliğe
götürecek fikir birliğinin temelini oluşturur.
Yukarı
2-
Türkmen vatandaşların Irak vatandaşlığına bakışı:
Irak
Türkmenleri, Irak devlet kurulduğundan beri bu ülkeyi vatan
olarak kabul etmiş ve maruz kaldığı her türlü dayatma ve
haksızlıklara karşın, devletin bekası ve yüceliği için
çalışmıştır. Türkmenler, haklarının gasp edilmesi, Türkmen aydın
ve siyasetçilerinin devletin üst karar mekanizmalarına
ulaşmalarına engel olunmasına rağmen bu anlayışlarını
değiştirmemişlerdir.
Tüm Iraklılar,
Türkmenlerin topraklarına bağlı olduklarını bilir ve ikrar
ederler. Türkmenler hiçbir zaman ayrılıkçı, dayatmacı ve ırkçı
hareketlere katılmamışlar, bunlara boyun eğmemişler ve son
dönemlerde karşılaştıkları korkunç asimilasyon ve zulüm
uygulamaları karşısında toplu göçe yeltenmemişlerdir.
Türkmenler, Irak
topraklarının birliği ve bölünmezliğini savunduklarını ve
kuzeyden güneye bu toprakların kutsal vatan toprakları olduğunu
açıklarlar. Türkmenler, bu hissiyatla, Irak halklarını, dini ve
mezhebî teşekkülleri ve siyasi hareketlere mensup vatandaşları
bu anlayış etrafında toplanmaya ve Irak topraklarının bölünmez
bütünlüğünü koruyacak temel unsurlar üzerinde uzlaşmaya çağırır.
Yukarı
3-
Türkmenlerin Irak’taki etnik topluluklara bakışı:
Türkmenler,
Irak’taki mevcut milli, etnik ve mezhebî yapıdan kaynaklanan
sorunlara en uygun çözümün, tüm Irak vatandaşlarına eşit
bakacak, entegre ve olgun bir projeyle gerçekleşebileceğine ve
bu hedefe bütün Iraklıların birinci sınıf vatandaş olarak eşit
ve ortak olduklarını kabul eden bir sistemle oluşabileceğine
inanır.
Özgür,
demokratik ve üniter bir Irak’ın temellerini oluşturacak siyasi
rejim, bütün Iraklıların fikrine müracaat edilerek
belirlenmelidir.. Bu süreçte hiçbir millet veya topluluğun önemi
asgariye indirilmemeli ve hiçbir topluluğa da gereğinden fazla
rol verilmemelidir. Türkmenler, İnsan Hakları Evrensel
Bildirgesi prensiplerine dayanmayan ve bu prensipleri
benimsemeyen her hangi bir çözümün kalıcı olamayacağına ve Irak
halkının vicdani beklentilerini yansıtamayacağına inanırlar.
Türkmenler,
Irak’ın bütün milli topluluklarına istisnasız olarak aynı hak
ve yükümlülükleri bahşetmek kaydıyla, Iraklıların geneli
tarafından alınacak olan kararlara saygılı olacaklarını
açıklarlar. Türkmenler, bu anlayışın, Birleşmiş Milletler
gözetiminde yapılacak dürüst, şaibesiz ve nezih bir nüfus sayımı
akabinde pekiştirilmesi gerektiğine inanırlar.
Irak
Türkmenleri, tek, üniter, demokratik, çoğulcu ve parlamenter bir
Irak’tan yanadırlar. Bu devlette iktidarların barışçı
yöntemlerle ve seçim yoluyla değişmesi gerektiğini ve seçimlerin
uluslararası normlara uygun şekilde yapılması ve etnik esaslara
dayanmaması gerektiğini savunurlar. Devlet kademelerinde,
hizmete esas teşkil edecek kriterlerin deneyim, yetenek ve
birikim esasına dayandırılması çağrısında bulunurlar.
Bununla
birlikte, Türkmenler, Irak’ın milli topluluklarının kültürel,
milli ve idari haklarını kullanmalarını temin edecek, adem-i
merkeziyet, otonomi veya her hangi bir çözümün benimsenmesine
karşı koymazlar. Ancak, bu hakların tanınmasında da eşit
davranılması ve Türkmen halkının da bu haklardan otomatik olarak
yaralanması zaruretine dikkat çekerler.
Irak
Türkmenleri, bu prensipleri savunurken, bir grubun çıkarlarının
başka grupların ihmal edilmesine yol açmasının hatalı olacağı ve
kabul edilemeyeceği yönündeki sağlam kanaatlerini açıklarlar ve
hiçbir milli topluluğun ikinci sınıfa indirilerek, milli
ihanetle suçlanmasını kabul etmeyeceklerini vurgularlar.
Kendilerinin bu hataya düşmeyeceklerini taahhüt ettikleri gibi,
Irak’taki öteki toplulukların da bu gibi hatalardan kaçınmaları
gerektiğine inanırlar.
Yukarı
4-
Türkmen hareketinin Arap dünyası meselelerine bakışı:
Türkmen
hareketi, Arap milletini, Türkmen kültürünü zenginleştiren ve
Türkmenlerle ortak bir tarihi paylaşan bir millet olarak
görmektedir. Türkmenlerle Arap milleti arasındaki fikir ve
mücadele birliği, bu iki milleti her zaman yakınlaştırmıştır.
Irak Türkmenleri, bunun sonucu olarak, her zaman Arap milletinin
emel ve acılarını paylaşmış ve başta Filistin meselesi olmak
üzere, Arap dünyasının yaşadığı sıkıntılar, Türkmen toplumunu
derinden etkilemiştir. Filistin meselesi, bir Arap, Müslüman ve
bölge meselesi olarak her zaman Türkmen milletinin öncelikleri
arasında yer almıştır.
Türkmen
hareketi, Filistin halkının tüm meşru haklarına kavuşmasını,
özgür ve egemen devletini kurması hakkını desteklediği gibi,
Ortadoğu’daki tüm ülkelerin barış içinde yaşamasını diler. Arap
milletinin fikri ve bölgesel dayanışmasını destekleyen
Türkmenler, Arap ülkelerinin ve halklarının kendi seçtikleri
yönetimlerle, demokratik olguları pekiştirmesinin ve özgür
iradesiyle yaşamasının bölge barışı ve istikrarına katkıda
bulunacağına inanır.
Türkmen
hareketi, Arap Ligi’nin Arap ülkelerinin emniyet ve güvenliğine
katkıda bulunan uğraşlarının güçleştirilmesini destekler. Bu
bağlamda, Arap Ligi’ni bölge halklarıyla diyalog içinde olmaya
ve Türkmen vatandaşlarla fikir ve kültür köprülerini
pekiştirmeye davet eder. Bu hususta, Arap Ligi’ni, kendi
prensipleri ile Birleşmiş Milletlerin ırk ayrımcılığını
yasaklayan bildirgesinin ve 2001 yılı ırk ayrımına karşı olan
Kahire Bildirgesinin gereğini yerine getirecek şekilde harekete
çağırır.
Türkmen
hareketi, tüm Iraklı Arapları da Türkmen vatandaşlarla olan
kültür alışverişinin güçlendirilmesine katkıda bulunmaya,
Türkmen edebi ve fikri eserlerin Arapça’ya tercüme edilmesine,
Arap ve Türkmen aydınlarının katılımıyla panel ve sempozyumların
tanzimine, her iki milletin öteki milletin edebiyatı, folkloru
ve fikir hayatına nüfuz etmesinin sağlanmasına davet eder.
Yukarı
5-
Türkmen
hareketinin Kürt halkının beklentilerine bakışı:
Türkmen
hareketi, Irak’taki Kürt halkının beklentilerinin meşru zeminde
yer almasını, Irak’ın fikri ve ideolojik yapısına katkıda
bulunarak, olumsuz yansımaları olmaması gerektiğine inanır.
Türkmen hareketi, Kürt vatandaşları, Irak halkının kazanımlarını
savunan, ülkeyle entegre olmuş bir unsur olarak görür. Kürtler,
Irak halkının saygın bir parçası olup, siyasi, kültürel ve milli
isteklerine, üniter bir Irak içinde kavuşmalıdır.
Türkmen
hareketi, Kürt hareketinin paralelinde olup, ona düşmanlık
beslemez. aşağılanmasını Kürt lider kadrosundan da ayni medeni
çizgiyi bekleyerek, Türkmenlerin siyasi, kültürel ve milli
haklarını elde etmelerini desteklemelerini bekler.
Türkmen ve
Kürtler, Irak’ın kuzeyindeki Kildani ve Aşurilerle birlikte,
Irak’ın tümündeki Arap vatandaşlarla medeni bir işbirliği
içinde, tesanüt gerçeğini ortaya koymayı amaçlar.
Yukarı
6- Türkmen
hareketinin Irak’ta rejim Meselesine Bakışı:
Türkmenler,
Irak’taki rejimin Irak halkının kararıyla oluşmasını; ancak bu
rejimin asla totaliter, dikta rejimi olmaması gerektiğini
savunur. Dikta rejimlerine karşı daima mücadele içinde olan
Türkmen hareketi, demokratik bir sistemin kabulünü ve
iktidarların hür ve adil seçimlerle el değiştirmesi gerektiğine
inanır.
Türkmen
hareketi, anayasal ve çoğulcu bir cumhuriyet rejimini benimser.
Irak anayasasının, halkın vicdanını yansıtmasını ve bütün
Iraklıların siyasi, sivil, sosyal ve kültürel haklarını özgürce
kullanmalarını garanti altına almasını ister. Anayasanın, ifade
ve yayın hürriyetini, bu çerçevede radyo ve televizyon
yayınlarının özgürce yapılmasını, fikir müesseselerinin ve
siyasi partilerin özgürce yapılanmasını, genel ahlak kuralları
ve kanunlara aykırı olmaması ve Irak’ın bölünmez bütünlüğüne
zarar vermemesi kaydıyla, güvence altına alması gerektiğine
inanır. Ayrıca, anayasanın, bireysel hak ve özgürlükleri de
teminat altına almasını ister.
Türkmen
hareketi, Bağdat’ta güçlü bir merkezi hükümetin kurulmasını,
Irak’ın birlik ve istikrarını koruyacak bir güvence olarak
görür. Diğer taraftan, yerel idarelerin ve belediyelerin
desteklenmesini ve güçlendirilmesini isteyen Türkmen hareketi,
federal veya üniter bir rejimi seçecek Irak halkının iradesine
saygılı olacağını, ancak, bu kararın, Iraklı tüm milli gruplara
uygulanması gerektiğini ve hiçbir istisnanın kabul
edilemeyeceğini bildirir. Türkmen hareketi, bu önemli ve hayati
kararın, Irak halkının tümü tarafından alınması gerektiğini
ifade eder.
Yukarı
7- Türkmen
Hareketinin Din ve mezhep ve Farklılıklarına bakışı:
Türkmen
hareketi, Irak Türkmenleri arasındaki mezhep farklılıklarının
her zaman Türkmen dini ve kültürel akımlarını zenginleştirmiş
olduğunun ve hiçbir zaman bir çatışma nedeni olmadığının ve
olmayacağının bilinci içindedir. Türkmenler, her zaman mezhep
farklılıklarının ve değişik imamlara tabi olma olgusunun insani
ve ruhani bir seçim olduğunu görmüşler ve bunun dini
bağlılıkları zenginleştirdiğini anlamışlardır. Türkmenler bu
konunun idraki içinde olmuşlar ve bunun dini bağlılıkları
zenginleştirdiğini görmüşlerdir. Türkmenler, bu konunun fert ve
cemaatlerin vicdanına terk edilmesi fikrinde birleşmişlerdir.
Türkmen hareketi, tüm Müslüman kesimlerin dini kurum ve ibadet
yerlerinin desteklenmesi zaruretine inanmaktadır.
Türkmen
hareketi, gerçek bir İslami hoşgörüyle, Müslüman olmayan
vatandaşların inanç ve kimliklerinin korunması gerektiğine de
inanır.Gayri Müslim vatandaşlar, her zaman Türkmen vatandaşlarla
en kuvvetli bağlarla bir arada yaşamışlar ve insani ilişkilerini
en yüksek düzeyde devam ettirmişlerdir. Kerkük bölgesinde ve
özel olarak Kerkük’ün tarihi kalesinde yaşayan önemli bir
Türkmen topluluğunun Hıristiyan dinine mensup oluşu ve bunların
her zaman Türkmen şuurunu en üst düzeyde korudukları dikkat
çekici bir gerçektir.Türkmen hareketi, bu topluluğun
hususiyetinin korunması,eserlerinin ve fikir hayatlarının
desteklenmesini savunur.
Yukarı
8-
Türkmen Hareketinin Komşu Ülkelere ve Bölge Ülkelerine
Bakışı:
Türkmen
hareketi, medeniyetin hızla ilerlediği ve küreselleşme olgusunun
ivme kazandığı bu dönemde, dünyanın bütün ülkeleriyle ve özel
olarak bölge ülkeleri ve komşu ülkelerle güçlü ilişkilerin
kurulması zaruretine dikkat çeker. Irak’ın uluslar arası
toplumdan uzak kalmaması gerektiğini savunan Türkmen hareketi,
bölgesel işbirliğinin pekiştirilmesi ve karşılıklı çıkarların
korunması gerektiğine inanır. Ancak, hiçbir ülkenin iç işlerine
karışılmamasını da savunur.
Türkmen
hareketi, komşu ülkeler ve bölge ülkeleriyle güçlü ilişkilerin
kurulması zaruretine olan inancı çerçevesinde, komşu ülkeler
vatandaşlarının dini mabetleri ve tarihi eserleri ziyaret etme
isteklerinin saygıyla karşılanmasını ve mukabilinde, Irak
vatandaşlarının da hac ve umre dahil, dini, ticari ve kültürel
gayelerle yurt dışına çıkışlarının kolaylaştırılması gerektiğini
savunur. Bu hususun özellikle komşu ülkeler ile bölgedeki Arap
ülkeleri ve iki büyük komşu konumundaki Türkiye ve İran ile özel
bir ihtimamla uygulanması zaruretine dikkati çeker.
Türkmen
hareketi, Türkmenlerle kültürel açıdan benzer dokuda olan
Türkiye ve Orta Asya’daki Türk cumhuriyetlerine bakışında, bu
ülkelerin kültürel zenginliklerinden yararlanma hususu üzerinde
odaklanır. Türkmen halkının, gerek edebi eserlerinde gerek basın
yayın faaliyetlerinde Türkçe’yi kullandığı göz önünde
tutulduğunda, bu kültür alışverişinin Irak’ın kültür hazinesini
zenginleştireceği bir gerçektir.
Türkmen
hareketi, bu konuyla bağlantılı yanlış ve yanıltıcı göndermeleri
reddettiğini açıklar. Bu tarz bir ilişkinin, bir fikir ve kültür
teatisi olduğunu, siyasi bir içerik asla taşımayacağını
bildirir. Bu kültür alışverişinin engellenmesinin, Irak’taki
Arap halkının öteki Arap ülkeleriyle kültür alışverişine engel
olunmasına benzeyeceğini hatırlatır. Türkmen hareketi, ayrıca
Kafkaslar’da ve Orta Asya’da bulunan Türk devletleri ve Türkçe
konuşan topluluklarla da en kapsamlı ilişkilere girilmesini ve
bu ülkelerin kültür ve sanat hayatından faydalanılmasını ister.
Türkmen hareketi, bu bağlamda, Irak Türkmenlerinin siyasi kararı
ve tutumlarının bizatihi Irak topraklarında oluşacağını ve
Irak’ta yaşayan tüm kardeş halkların çıkarlarının her zaman ön
planda tutulacağını ifade eder.
Yukarı
9-
Türkmen Hareketinin Kadın ve Aile’ye Bakışı:
Türkmen
hareketi, ailenin toplumunun temeli olduğuna inanır. Ailenin
medeni haklarına kavuşturması ve çözülmesinin önlemesi
çağrısında bulunur. Türkmen hareketi, aynı zamanda, kadını
ailenin birleştirici harcı olarak görür, temiz ve yeni
nesillerin oluşmasında en önemli etken olduğunu kabul eder,
Türkmen kadınının ve genel olarak Iraklı tüm kadınların
haklarının saygı gösterilmesini, kadınların dayatma ve
ayrımcılıktan korunmasını talep eder. Türkmen hareketi, başta 18
Aralık 1979 tarihli Birleşmiş Milletler “Kadınlara Karşı Her
Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi” sözleşmesi olmak üzere, kadının
özgürlüğünün ve insani onurunun korunmasını ön gören bütün milli
ve uluslar arası düzenlemelerin titizlikle uygulanmasının
önemini ve gerekliliğini bir kez daha vurgular.
Türkmen
hareketi, devlet kurumlarını bu medeni çizgiden ayrılmamaya,
aile ve kadına karşı evrensel hassasiyetleri her zaman göz
önünde tutmaya, kadının sosyal konumunu koruyup geliştirmeye,
kültürel, sosyal, kültürel ve siyasal hayatının bütün
vecihlerine serbestçe katılımlarını temin etmeye çağırır.
Yukarı
10:
Türkmen Hareketinin Eğitime Bakışı
Türkmen
hareketi, eğitime azamî önemin verilmesini, Irak halkının tüm
katmanları için en az ortaokul sonuna kadar zorunlu eğitimin
getirilmesini, eğitimin devlet güvencesinde bir hak olmasını ve
eğitimin müfredatında en başta kültürel özelliklerin dikkate
alınmasını, Irak’ın geneli için kabul edilen eğitim prensipleri
çerçevesinde, özel okulların da açılabilmesini savunur.
Türkmen
hareketi, bütün Irak’ta yerel eğitimin ana dille yapılmasını, bu
çerçevede, Türkmenler için kendi dillerini kullanmalarına imkân
verilmesini, yerel okulların devamlı ve güçlü bir şekilde
desteklenmesini ve bu hakkın devlet güvencesine alınmasını talep
eder.
Türkmen
hareketi, ayrıca, meslek okullarının geliştirilmesini ve
desteklenmesini, Irak toplumunun ilerlemesine katkıda bulunacak
teknisyen kadroların yetiştirilmesini, üniversite tahsili ve
yüksek ihtisas çalışmalarının iyileştirilmesini, fen ve edebiyat
bölümlerinin medeni ve bilimsel istatistikî verilere göre
belirlenmesini bir zaruret olarak görür.
Türkmen
hareketi, Türkmen bölgelerindeki temel eğitimde Türkmence
tedrisatın uygulanmasını, bu tedrisatın başlangıçta temel
eğitimde okutulması ve sonraki safhalarda Türkmen edebiyatının
ve Türkmence’nin belirli saatlerde devam ettirilerek,
Arapça’nın bütün Türkmen bölgelerinde ve bütün eğitim
safhalarında uygulanmasını talep eder.
Türkmen
hareketi, tedrisatın, Türkçe tedrisat eğitimcilerinin verdikleri
tavsiyeler doğrultusunda ve Türkmence’nin ses yapısına daha
uygun olduğu yeni (Latin) harfleriyle yapılması zaruretine
inanır. Bununla birlikte Eski harflerle yapılan yayınlardan ve
bu büyük kültür hazinesinden yararlanması için, Arap harfleriyle
yapılan yayınlara da önem verilmesine işaret eder. Bu bağlamda,
eski yayınların tekrar basılması gerektiğine inanır.
Yukarı
11- Türkmen
Hareketinin Ekonomik meseleye bakışı:
Türkmen
hareketi, serbest piyasa ve pazar ekonomisine inanır. Bu
anlayışla, ister devlet tekeli, ister bireysel tekel olsun, her
türlü tekelleşmeye ve rekabeti önleyen ekonomik yapılanmaya
karşıdır. Türkmen hareketi, sermayenin serbestçe dolaşımını ve
bütün ekonomik alanlarda, devletin milli hassasiyetlerini ve
güvenliğini etkilenmediği sürece serbest piyasa kurallarına göre
gerçekleştirilen yatırımları destekler.
Bu bağlamda,
Türkmen hareketi, devletin ekonomik alandan mümkün olduğunca
elini çekmesini, merkez bankası kontrolünde olması gereken para
politikasına müdahale etmemesini, bankacılık, sigortacılık, hava
ulaşımı ve telekomünikasyon gibi sektörlerde özelleştirilmeye
gidilmesini, devlete bu alanlarda ancak denetim ve teşvik
görevinin bırakılmasını savunur.
Türkmen
hareketi, milli sanayinin teşvik edilmesine ve ihracata dönük
şekilde güçlendirilmesini, bu yolda dış ticaretin serbestliğe
kavuşturulmasına, ithalatı engelleyecek düzenlemelerin
kaldırılmasına ve milli ürünlerin yabancı ürünlerle rekabet
edebilecek düzeylere ulaştırılması gerektiğine inanır.
Türkmen
hareketi, yerli sanayi hamlesini geliştirecek, yabancı
yatırımların ülkeye akmasını sağlayacak, serbest piyasa
ekonomisini pekiştirecek, döviz değerlerinin piyasa kurallarına
göre dalgalanması ve Irak parasının konvertıbıl olmasını
sağlayacak bir yüksek planlama kurulunun kurulması zaruretine
dikkat çeker.
Türkmen
hareketi, aynı zamanda ulusal endüstri projelerinin yurt sathına
yayılmasını temin etmek üzere, yerel hammaddelerden azamî ölçüde
yararlanılmasını temin edecek şekilde ciddi fizibilitelerin
yapılmasını, şimdiye kadar ihmal edilen ve yoksulluktan zarar
gören bölgelere özel bir teşvik uygulanmasını destekler. Bu
bağlamda, Türkmen bölgelerinin de, başta petro- kimya sanayi
olmak üzere ekonomik ve endüstriyel faaliyetlerden hak ettiği
payı almasını talep eder.
Yukarı
SONUÇ:
Türkmen
hareketi, bütün Irak Türkmenlerini Türkmen Deklarasyonu
prensipleri etrafında toplanmaya davet eder. Irak Türkmenleri,
bu esaslar çerçevesinde siyasi ve fikri oluşumlarını tanzim
etmelilerdirler.
Türkmen
hareketi, Türkmenlerin siyasi fikir ve eylemlerinin Irak
topraklarından kaynaklanması gerektiğine ve hangi kaynaktan
olursa olsun, dış etkenlerden etkilenmemesi zaruretine inanır.
Bu bağlamda, Irak Türkmenlerinin, kendi gündem ve problemlerini
daha iyi bildiklerine dikkat çeker ve kendi kararlarını almaya
her zaman olduğu gibi muktedir olduklarının altını çizer.
Türkmen
hareketi, ayrıca, bütün Irak halkının tüm unsurlarını, bu
deklarasyonu benimseyen Türkmen siyasi ve fikri hareketleriyle
diyalog içinde olmaya çağırır.
Türkmen
hareketi, özgür, demokratik ve birleşik bir Irak uğrunda, bütün
Iraklılarla işbirliği içinde olmayı taahhüt ettiğini beyan eder.
|